Hizmetlerimiz Periyodik Kontroller

Gürültü Ölçümü Aydınlatma
Ölçümü CE Belgelendirme

Ekibimiz

Mühendislik Hizmetlerimiz

Ortak Hizmetlerimiz

Referanslarımız

Faydalı Linkler

Sıkça Sorulan Sorular

İletişim

Gürültü ölçümünün altına yazılacaklar : Sürekli gürültünün bulunduğu ortamda çalışma kişide yorgunluk, zihinsel etkinliklerde yavaşlama, iş veriminin düşmesi, konsantrasyon bozukluğu, hareketlerin engellenmesi gibi bir çok olumsuz etki bırakmaktadır. Gürültülü ortamda çalışmaların bitmesi zamanla bu olumsuz etkiler ortadan kalkmaktadır.

Gürültü iç kulakta kohleanın içinde bulunan işitme tüycüklerinde haraplaşmaya neden olmaktadır. Yıpranan ve haraplaşan tüycüklerde hiçbir zaman yenileme olamamaktadır. Bu haraplaşma daha çok tiz frekanslar dediğimiz 4000 ile 6000 Hz arasında sık görülmektedir. Dolayısıyla önce bu tiz frekanslardan başlayarak kalıcı işitme kaybı oluşmaktadır. Kişi çalıştığı ortamdan ayrılsa dahi geri dönüşümü mümkün değildir.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğüne göre; ağır ve tehlikeli işlerin yapılmadığı yerlerde, gürültü derecesi 80 desibeli geçmemelidir. 4857 Sayılı İş Kanunun 78. Maddesine göre düzenlenen Gürültü Yönetmeliğinde ise, amacın işçilerin gürültüye maruz kalmaları sonucu sağlık ve güvenlik yönünden oluşabilecek risklerden korunmaları için alınması gerekli önlemleri belirlemektir demektedir. Gürültü Yönetmeliğinde en yüksek maruziyet etkin değerleri olarak 85 desibeli geçmemesi gerekmemektedir .
Gürültü kapsamında yapılan ölçümler; iş sağlığı ve güvenliği ile çevresel ortamlar açısından ilgili metotlar çerçevesinde değerlendirilerek periyodik olarak gerçekleştirilir. Gürültü

İşyerlerinde her türlü çalışmanın sorun olmadan yapılabilmesi ve en önemlisi de çalışanların göz sağlığının korunması iyi bir aydınlatma tekniğini gerektirir. Aydınlatma öncelikle, yapılan işlerde kalite standartlarının gerektirdiği tüm detayların görülebilmesi için gereklidir. Çalışanların, optimal aydınlatma koşullarında çalıştırılması da, bu kişilerin göz sağlığı ve görme netliğini koruduğu için son derece önemlidir.

İnsanın enformasyon algılamasında en önemli algılayıcı gözüdür. Bütün algılamanın % 80 ile % 90'ı göz kanalıyla gerçekleşir. İş koşullarının doğurduğu yorgunluğun büyük bir kısmı göz zorlanmasından ileri gelir. Göz zorlanması ve yorgunluk üzerine etkisi ile birlikte aydınlatma tekniğini anlayabilmek için bu tekniğin bazı kavramların bilinmesi gereklidir. Aydınlatma şiddetinin ölçü birimi lükstür. Bu değer birim alana düşen ışık akışıdır. Aydınlatma şiddeti açık bir yaz gününde 100000 lüksü bulur. Kapalı havaya sahip bir kış gününde ise ancak 3000 lüks civarındadır.

Bir iş ortamında aydınlatma gereksinimi, yapılan işlerin özelliklerine, işin özellikleri nedeniyle detay algılama gibi kriterlere bağlıdır. Çeşitli yürüyüş yolları, kaçış yolları, idari birimlerde gerekli en düşük aydınlatma gereksinimi 10 lükstür.

Bir iş ortamında ve çeşitli iş biçimlerinin gerektirdiği aydınlatma düzeyleri önemli bir konudur. En yüksek aydınlatmanın en optimal yaklaşım olmadığı bilinmektedir. Önemli olan, amaca uygun aydınlatmadır.

İyi bir aydınlatmada; çalışanların göz sağlığı, yüksek düzeyde iş becerisi, optimal verimlilik ve çalışanların kendilerini rahat hissettikleri aydınlatma düzeyleri sağlanmalıdır.

Fabrikalarda ve işletmelerde periyodik olarak ışık şiddeti ölçülmesi; İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 18. maddesinin yanı sıra, ISO 8995'e göre değerlendirilerek aydınlatmada eksik görülen yerlerde, sağlıklı bir iş ortamı oluşturulması sağlanır. Bu kapsamda en düşük maliyetli ve verimli aydınlatma sistemlerinin seçilmesi için çalışmalar yapılır.